DEN POBEDY (День Победы)
9 Mayıs Zafer Günü’nde Düşünceler
Doç. Dr. Çağlar Erbek
Bugün 9 Mayıs.
Rusça’da buna “Den Pobedy” diyorlar — Zafer Günü. Yıllar geçse de bu günün ağırlığı eksilmiyor. Aksine, zaman ilerledikçe anlam katmanları birikiyor; tarih daha da derinleşiyor.
Ben bugün zaferi değil, bedeli düşünüyorum.
* * *
1939’da Avrupa’nın üzerine kapanan karanlık, yalnızca bir devletin değil, bir çağın çöküşüydü. Almanya’nın Polonya’ya saldırmasıyla başlayan savaş, kısa sürede kıtanın tamamını yuttu. Fransa düştü, Londra yandı, Balkanlar işgal edildi.
Sovyetler Birliği bu savaşa 1941’de girdi — Almanya’nın “Barbarossa Harekâtı” ile doğudan batıya uzanan dev bir cephe boyunca. Tarihte eşi görülmemiş bir kara savaşıydı bu. Stalingrad’da şehir, sokak sokak, hatta bina bina savaşıldı. Leningrad 872 gün kuşatma altında kaldı. Kursk’ta binlerce tank karşı karşıya geldi. Doğu Cephesi’nin her karış toprağı, ağır bir bedelle alındı ya da savunuldu.
Sonunda 8 Mayıs 1945’te Almanya teslim oldu. Moskova’da saat farkı nedeniyle bu haber 9 Mayıs’a sarkıyordu — ve o günden bu yana 9 Mayıs, Sovyet coğrafyasında Zafer Günü olarak kutlanıyor.
* * *
İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyetler Birliği 27 milyon insanını yitirdi. Bu sayıyı söylemek kolay; hissetmek zor. Bir düşünün: yirmi yedi milyon hayat. Yirmi yedi milyon sabah uyanış, yirmi yedi milyon sofra, yirmi yedi milyon ses. Hepsi birden, dört yıl içinde, yok oldu.
Bu sayının büyük bir kısmı asker değildi. Köylerdeki yaşlılar, şehirlerdeki çocuklar, cepheye yiyecek taşıyan kadınlar. Savaşmak için değil, sadece yaşamak için orada bulunanlardı. Ama savaş onları da buldu.
Tarihin bu ağırlığının önünde insan susuyor.
* * *
Zafer törenleri gereklidir. Anmak gereklidir. Unutmamak gereklidir.
Ama anmanın en derin biçimi, adını bilmediğimiz insanı da hatırlamaktır. Tarihe geçmeden tarihin içinden geçip gidenler. Madalyası olmayanlar. Anıtı dikilmeyenler.
Bugün onları düşünüyorum.
Bir büyükanne, torununa savaşı hiç anlatmamış olabilir. Çünkü bazı şeyler anlatılmaz — taşınır. Sessizce, nesiller boyunca taşınır. Biz o sessizliğin içinde büyüdük, farkında olsak da olmasak da.
* * *
9 Mayıs bana her yıl şunu soruyor:
Zafer kimin için? Hayatta kalanlar için mi, yoksa kalanlar adına ölenler için mi?
Belki ikisi de değil. Belki zafer, bir daha olmasın diye verilen sözdür. Yeniden başlamaması için ödenen bedeldir. Ve o bedeli hatırlamak — gerçekten hatırlamak — en büyük saygıdır.
Den Pobedy.
Bugün ben zaferi değil, insanı selamlıyorum.
9 Mayıs 2026






